30 Haziran 2010 Çarşamba

29 Haziran 2010 Salı

Hiçbir Şey Göründüğü Gibi Değildir
Aylardır iş bulamayan delikanlı artık önüne gelen her yere müracaat etmeye başlamıştı. Hayvanat bahçesinin önünden geçerken durdu ve 'neden olmasın' deyip, oraya da müracaat etti.
Olacak ya; bahçenin gözdesi goril önceki gece ölmüştü ve bunu müşterilerden bu günlük gizlemeyi başarmışlardı.

'Yeni gorilimiz gelene kadar, onun postunu giyip goril taklidi yapabilir misin?' diye sordular.Delikanlı önce şaka herhalde diye düşündü, ama hayır adamlar gerçekten ümitsiz görünüyorlardı.
'Parada anlaşırsak yaparım' dedi. Anlaşmaları uzun sürmedi.

Ertesi sabah geldi, hazırlanmış postu giydi, gorilin kafesine girdi ve o güne kadar seyrettiği belgesellerden aklında kaldığı kadarıyla goril gibi davranmaya başladı:
Ara sıra homurdanıyor, göğsünü yumrukluyor, dört ayak üzerinde yürüyor, bir dala sıçrıyor, sallanıyor, seyircilerin attığı meyveleri yiyordu.
Birkaç gün sonra işine öyle adapte olmuştu ki, daha yüksek dallara bile tırmanıyor, daldan dala atlayabiliyordu.Ama son atladığı dalı tutamadı, kafesini yan kafesten ayıran fensin üzerine düştü, yıpranmış fens teli yırtıldı ve kendini yan kafesin içinde buldu.
Bu aslanın kafesiydi.

Delikanlı yutkundu, kelime-i şahadet getirdi. 'İmdat!' diye bağırdı ama kendi sesini kendi bile duymadı. Korkudan sesi kısılmıştı.
Tekrar bağırdı. Eh! hiç olmazsa kendi duymuştu.
Önce neler olduğunu anlayamayan aslan yavaşça yattığı yerden kalktı, delikanlıya doğru ağır adımlarla yaklaştı.
Seyirciler çığlık çığlığa idi. Bir çocuk sanki goril anlayacakmış gibi (!) 'tırman, fense tırman' diye bağırdı.
Ama korkudan gorilin sadece sesi kısılmamış, eli kolu da felç olmuştu.

Aslan affetmedi, geldi, önce pençesini gorilin göğsüne dayadı, sonra başını başına yaklaştırdı
ve fısıldadı:
'Kapa çeneni aptal! Beni de işimden edeceksin'

25 Haziran 2010 Cuma

ALKIŞLANACAK SÖZLER

Alfabe:
Bu yıl okula başlayan bir ufaklık için kuvvetli bir moral alkışı ile başlayalım. Daha ikinci gün: 'Örrrtmenim, taa evden buraya tel çizmeye mi geldik, hep yumarlak mı yapcaz, harf felan öretmicen mi?' deme cesaretini gösterdiği için.



Yaz Okulu
Bir alkış da annesine yaz okulunu kazandığı müjdesini veren üniversite öğrencisine gelsin. Bu yaratıcılığa şapka çıkartılır






Hugo'lar Beşledi
Bir alkış da lisede edebiyat kitabından bir metni tüm sınıfa sesli olarak okurken;V. Hugo'ya 'Beşinci Hugo' diyen arkadaşımıza gelsin.









Ne Zaman?
Evdeki küçük kardeş karne almıştır. Fakat birçok zayıf notu vardır. Anne; baba ile ağabeyi kenara çekip uyarıları sıralar:'
Sakın çocuğun moralini bozmayın, sakın kötü bir şey söylemeyin.' Uyarılar özellikle babaya yöneliktir;
'Hele de sen, sakın çocuğun gururunu kırma.'Baba daha fazla dayanamaz ve sorar:
'Karne için ne zaman özür dileyeceğiz?'








Lamba
Genç kadın gece evine giderken yolun tenhalığından olsa gerek kırmızı ışıkta geçer. Ardından yurdum polisine alkışı hak ettirecek anons gelir:'Bacım o geçtiğin gece lambası değildi, çek sağa.'





Elektrik
Banyo yaparken elektrikler kesilde bende karanlıkta kalınca korkmaya başladım anne konuş benimle dedim.Annem konuşmaya başladı:
dün gece rüyamda dedeni gördüm mezarın başına gittim kalktı mezardan ban bişeyler diyodu derken ağlamaya başladım annemse kahkahalarla gülüyordu




BUNLARA KOCAMAN ALKIŞ

(internetten alıntıdır)

HAYIRLI CUMALAR

video

24 Haziran 2010 Perşembe

22 Haziran 2010 Salı


























YILMEK RESİMLERİ
















bende sevgili TURKUAZ.LALELİ yi, KURDELE NAKIŞI nı veCEYLAN ı mimliyorum
SEVGİLİ SESSİS TEYYARE beni mimlemiş:)))ve bu benim ilk mimim
  1. FELSEFEM:ya mutlu olarak yada ağlayarak geçer bu hayat seçim senin
  2. HAYAT: Herşeye rağmen güzel
  3. ÇOCUKLUK:Dört kardeşin en büyüğü olmak nasıl olabilir ki
  4. GÜNEŞ:Sabah onla uyanmak mükemmel
  5. GÖZLER:Onlara yalan söylemeyi öğretemedim
  6. YILDIZLAR:Romantik bi akşama yemeği
  7. GÜZELLİK:Herkeste var
  8. SEVGİ:Bilene
  9. AŞK:Her kavgamızdan sonra ağlıcak bir omuzun olması EŞİM
  10. ERKEKLER:En iyi dost
  11. SAVAŞ:Türkiyenin içi
  12. AĞLAMAK:Rahatlatır
  13. DENİZ:Ahh keşke gidebilsem
  14. AYNA:Pek sevmem
  15. HAYAL:Kocaman bahçeli havuzlu bir villa

20 Haziran 2010 Pazar

YILMEK









sıcağı sıcağına taptaze kurs görüntüleri daha fazlasını inşallah salı günü 16:00-19:00 saatleri arasında orada görevli olduğumda çekip size yayınlarım

18 Haziran 2010 Cuma




20 haziran 2010 saat 18:00 de BARIŞ MANÇO KÜLTÜR MERKEZİNDE açılacak olan YILMEK sergisinde buluşuruz resimlerle gelemeyenlere gelmiş gibi yaşatmaya çalışcam inşallah

BÖYLELİKLE BUSMEK RESİMLERİNİ YAYINLAMIŞ OLDUM